İMAJ DEĞİŞİKLİĞİ

Sevgili arkadaşlar…

42 yıllık hayatımda kendimi bildim bileli kilo verme mücadelesi verdim, biliyorsunuz.

Belki de en düşünmeden, en cesur, en önemli kararımı geçen yaz verdim ve Eylül sonunda “Duodenal Switch” ameliyatı oldum.

Olmasaydım, artık çok kısa bir ömrüm kalmıştı net olarak. Vücudum 236 kiloluk ağırlığın altında fazlasıyla eziliyordu. Oturup kalkmak, tuvalete gitmek, 10 adım gitmek bile azap halini almıştı benim için. Düşünebiliyor musunuz? Her sabah “Öff… hala ölmedim, yine bir sabah oldu” modu ile yataktan kalkıyordum. Ameliyattan önce, artık şeker – tansiyon – insülin direnci de kendini göstermeye başlamıştı.

Ameliyat olur olmaz, evet abartmıyorum, hemen ameliyatın akabinde bütün laboratuvar sonuçlarım eskisine oranla çok daha iyi çıktı.

Ameliyatın üzerinden bir ay geçmeden rahat hareket edebilir hale geldim.

Artık rahat merdiven inip çıkabiliyorum.

Kol değneğini attım, rahat hareket ediyorum.

Hareket kabiliyetim arttı, rahatlıkla işimin gerektirdiği hareketi yapabiliyor, toplantılara gidebiliyorum.

Vücudumun dengesi yerine oturdukça, daha berrak ve net düşünmeye başladım.

Nefes almam düzene girdi.

Haftada 2-3 yüzmeye ve yürüyüşe başladım.

Ancak benim sizinle bugün burada paylaşmak istediğim Asıl konu bunlar değil..

Asıl konum “İMAJ DEĞİŞİKLİĞİ”

2 yılda 155 KİLO VERDİM. İÇİMDEN 2 İNSAN ÇIKTI  🙂

Tabii ki çok seviniyorum, moralim yükseliyor.

İşin bir de psikolojik boyutu var ki arkadaşlar, işte asıl komedi orada…

Ayağımdan terlik gibi şap şap çıkan ayakkabılar,

İçine benimle teyzemin birlikte girdiği eski ceketim,

Hareketimdeki rahatlama… ve daha nice ipucu bana diyor ki sen inceldin.

Nasıl anlatsam bilemedim… Aslında yepyeni bir imaja kavuşuyor insan… Bunu bilinçaltının kabullenmesi de kolay değil anlaşılan.

Geçen bir mağazaya girdim. Ne zamandan beri alışveriş ettiğim bir buyuk beden mağazası. Eskiden sırf erkek reyonundaki 8-9X bedenleri bana oluyordu. Yakın zamanda 3X’ e dusunce bayan tarafından da bir iki bir şey bulup almıştım. Bu sefer, mağazanın sahibi olan bey yapıştı bana, “ablam bak sana gore çok güzel renkli kotlar geldi diye.” Bir de getirdi ki 42 beden, resmen adamcağızı müthiş tersledim, “siz benle dalga mı geçiyorsunuz? Bu bana olmaz ki diye.” Neyse, olurdu olmazdı kakışa kakışa zorla denettirdi bana pantolonu. Uzerime ozel dikilmiş gibi oturmasın mı pantolon!…. Sevineceğime bir utandım bir utandım sormayın.

Artık bende özür özür üzerine 🙂 🙂

Bunun gibi birkaç tecrübem daha oldu..

Öğrendim ki, işin aslı; kilo verme süreciniz devam ettikçe, vücut imajınız radikal bir şekilde değişiyor ve ne kadar isteseniz de bunu tam anlamıyla idrak edemiyorsunuz kolay kolay.

Tabii bu buyuk kilo kaybı ile her tarafınızda sarkmalar oluyor, ufak çaplı saç dökülmesi gibi durumlar olabiliyor. Ama biliyorsunuz ki kilo kaydı buyuk olcude tamamlandıktan sonra, bunların hepsi hallolacak.

Darısı başınıza arkadaşlar. <strong>”Gitsin kilolar, gelsin HAYAT!'</strong>