4 sene olmus ben duodenal switch ameliyatımı geçirip 246 kilodan 90 lı kilolara ineli. Bunu zaten defalarla çeşitli yazılarımla sizinle paylaşmıştım.

Çok çocuk yaştan itibaren kilo problemi ile iç içe yaşadım. 7-8 yaşından beri hızla büyüyen bir çocuk oldum. Öyle ki, daha 12 yaşındaydım ilk yurt dışında zayıflama merkezine gittiğimde.

Okul hayatım boyunca hep okuldaki öğrencilerin alayına, dalgasına maruz kaldım. Daha ilk okul 4. Sınıftayken 1.70 in uzerinde boyum ve aşırı kilomla sınıfımda tektim. Resim çekilirken, öğretmenimizi sınıfın bir yanına, beni de öbür yanına dikerlerdi. Sıralara zor sığardım hem boydan hem enden.

Minik kuş gibi bir çok lakap takarlardı. Kuşhanın zayıflama kliniğinde kaldığımda Polonezköyde yürüyüşe çıktığımızda “Kuşhanın domuzları geliyor” diye alay ederlerdi. Universitede deseniz keza.. Hep dalgaya alaya maruz kaldım.

Ne mi yaptım? Nasıl mı üstesinden geldim? HİÇ BİR ŞEY YAPMADIM. “SADECE DUYMADIM!”

Etrafımdaki herkes, en başta ailem ve arkadaşlarım bu tip durumlarda çıldırırken, ben oralı bile olmadım. Bu lafların sahiplerini umursamadım bile. Gerçekten duymadım. “Kötü söz sahibine aittir.” Adamın birisinin bana domuz demesi ile ben domuz mu oluyorum allah aşkına? Bana domuz diyen, kendi komplekslerini, bozuk kişiliğini ve psikolojisini ortaya koymuş oluyor sadece.

Ben kör olabilirdim, sağır olabilirdim, engelli olabilirdim, her şey olabilirdim. Hala daha da olabilirim. Hepimiz olabiliriz. Bugünden yarına başımıza ne geleceğini kimse bilemez.

Beni de, sizi de “İnsan “ yapan özellik; ne kilo, ne boy ne de görünüş. Bugün dünya güzeli olabilirsiniz; ya da bugün süper zengin olabilirsiniz. Ancak yarın müthiş bir kaza geçirip her yanınızın yamulmayacağının yada bir anda iflas etmeyeceğinizin garantisini kim verebilir ki?

Vücudumuz, bedenimiz nedir? Bir KILIF tır. Önemli olan içini nasıl doldurduğunuzdur. Beş para etmez şeylerle mi? Yoksa gerçekten kıymetli şeylerle mi…

Mühim olan, gerçekten sizi siz yapan şeyler neler? Nedir sizi kıymetli yapan?

  • Kişiliğinizdir
  • Insani değerlerinizdir
  • Bilgi ve Kültürünüzdür
  • Görgünüzdür

Ve bütün bunları gösteren de Davranışlarınızdır.

Bu dediğim bazılarınıza ters gelebilir ama ben gerçekten cenneti de cehennemi de burada yaşadığımıza, tecrübe ettiğimize çok inanıyorum. İnsanın davranışları ile, düşüncesi ve tavrı ile kendi cennetini veya kendi cehennemini yaratabildiğine çok inanıyorum. Hiçbir şeyi boşuna yaşamadığımıza, herşeyin gerçekten bizi olgunlaştırdığına; en negatif olayların da en güzel olayların da bizi geliştirdiğine çok inanıyorum.

Kendim de defalarla yaşadım. Dibin dibine geldiğimi hissedip, kuyunun dibini boyladım psikolojisine kapıldığımda, herşeyin daha da süratle kötüye gittiğine; ancak çok zor da olsa, ben neleri başardım, bunun da üstesinden gelirim dediğimde bir anda dünyamın değiştiğine, herşeyin mucizevi şeklide iyiye gittiğine kendim şahit oldum.

En onemlisi, kendi değerlerinizi bilmeniz. Bunu sizden iyi kimse bilemez. Artılarınızı da eksilerinizi de en iyi kendiniz bilebilirsiniz.

Siz, kasapta satılan et değilsiniz. Bir kişiliğiniz, değerleriniz ve inandıklarınız var. İşte sizi insan yapan da bunların toplamı. Kiloların değil. Bugün 150 kilo olabilirsiniz, 1 sene sonra 50 kilo da olabilirsiniz. Kilonuz her daim değişebilir, ama kişiliğiniz karakteriniz aynı kalır. Önemli olan ambalaj değil içidir.

İçinizden pırıltılar saçıyorsanız, hayatınız da pırıl pırıl olur. İçinizden karanlıklar fışkırıyorsa, hayatınız da kör karanlık olur, bu kadar basit.

Sağlıklı, pırıl pırıl aydınlık bir hayat yaşamanız dileği ile… ❤